Çankaya Caddesi Vidinli Apt. 17/3 ANKARA

Çocuklarda Uykuda Yatak Islatma

Beş yaşın üzerindeki çocuklarda, uykuda altını ıslatma, Enürezis ya da Enürezis Nokturna olarak adlandırılır. 

Gündüz idrar şikayetleri (idrar bekletme, ani sıkışma, sıkışıp kaçırma, zor ya da ıkınarak idrar yapma vb) veya kabızlık gibi eşlik eden sorunlar söz konusu ise; idrar yolları enfeksiyonları ve böbrek hastalıkları için risk oluşturdukları için, öncelikle bunlar için gerekli tedavi planlanmalıdır. 

Klasik olarak 5 yaşından sonra yatak ıslatmaya devam etme oranı %20 olup, bu oran daha sonraki her sene %20’lik bir azalma gösterir ve 15 yaşına gelmiş bir kişide %1-2’lere iner. Genelde erkek çocuklarda 2 kat daha fazla görülür. 

Yatak ıslatma ile ilgili olan bir diğer ilginç nokta ailesel birliktelik göstermesidir. Çocukken, hem anne hem babası altını ıslatan çocuklarda görülme sıklığı %77 iken, anne ya da babadan birisi yatak ıslatmış ise oran %45’ler civarına iner. Ayrıca anne ya da babadaki düzelme yaşı da çocuktaki düzelme yaşı ile paralellik gösterir. 
Uzun yıllar boyunca yatak ıslatmanın psikolojik nedenlerden kaynaklandığı düşünülmüş ve bu çocuklar psikiyatri uzmanlarınca tedavi edilmişlerdir. Günümüzde biliyoruz ki yatak ıslatmada psikolojik faktörlerin yeri yok denecek kadar azdır. Hatta çoğu zaman var olan psikolojik sorunlar, yatak ıslatmanın, çocuk ve aile üzerinde yarattığı stres neticesinde ortaya çıkmakta ve başarılı tedavi sonrasında bu psikolojik sıkıntılar da ortadan kalkabilmektedir.

Yatak ıslatan çocuklar doktora başvurduklarında, öncelikle yatak ıslatma ile birlikte olabilecek idrar yolu enfeksiyonu ya da gündüz idrar şikayetleri veya kabızlık gibi sorunlar mutlaka araştırılmalıdır. Çocuğun işeme, dışkılama alışkanlıkları, sıvı alımı, uyku özellikleri, piskolojik durum, ve iyi bir muayene ile çoğunlukla tanı koyulur. Ayrıca, idrar tetkiki ve işeme testi de tanı koymak için oldukça faydalıdır. 

Tedavi: Tedavi için en önemli 2 nokta; çocuğun 5 yaş ve üzerinde olması ve kuru kalmak için istekli olmasıdır. Aileye özellikle bu durumun her yıl -20 oranında kendiliğinden düzeleceği söylenerek güven verilmeli ve motivasyon sağlanmalıdır. Özellikle önceden kuru olup, daha sonra tekrar yatak ıslatmaya başlayan çocuklarda, psikolojik faktörlerin (boşanma, yeni kardeş, okul sorunları vb) önemli rol oynayabileceği unutulmamalıdır. 

Genel yaklaşım: Önce aile ve çocuk bu sorunun kendi kendine düzelebileceği konusunda bilgilendirilmeli ve gerekli açıklamalar yapılmalıdır. Aile ve çocuk cesaretlendirilmelidir. Yaşam biçimi önerileri olarak günlük sıvı alımının düzenlenmesi çok önemlidir. İçilen su ve sıvının 2/3’si gündüz saatlerinde alınmalı, sıvı gıdalar akşam saatlerinde giderek azaltılmalı ve yatmadan 1.5-2 saat kadar önce mümkünse kesilmelidir. Mesaneyi rahatsız edebilecek, kafeinli ve limon ve portakal suları gibi içecekler akşam saatlerinde, alınmamalıdır. 

Çocuğun uyuduktan 1.5 saat kadar sonra uyandırılarak kaldırılması ve çişe tutulması gece ıslatmalarını belirgin olarak azaltabilmektedir. Ancak çocuk kesinlikle gecede bir defadan fazla uyandırılmamalıdır. Tüm bu uygulamalar rağmen sorunu düzelmeyen çocuklarda, doktor kontrolünde ilaç (veya alarm) tedavisine başlanmalıdır.
Son yıllarda, yatak ıslatan çocuklar için özellikle üretilmiş, dilde eriyebilen ve son derece düşük yan etki riski olan ilaçlar ile 3 aylık tedavi sonrasında %60-70 başarı elde etmek mümkün olmaktadır.

Bu ilaçların kesinlikle kısırlık gibi bir yan etkisi de yoktur.